Leoman’s blog

bi blög

Güle güle Kerem Can

6 comments

Bugün hayatımda ilk kez yakın bir arkadaşımın ölüm haberini aldım telefonda ve zannediyorum ki bundan sonra bazı şeyler eskisi gibi olmayacak.

Dedemi yıkayıp mezara koyan, ananemi aynı şekilde mezara koyan ve metanetini hiç bozmayan ben maalesef ki bu sefer yapamadım mesela. Telefonda “Cenaze arabası bekliyoruz abi” denmesiyle şirazeden çıktım.

Bir insan otobüs, tramvay bekler, ne bileyim vapur filan bekler ama cenaze arabası bekleyemez, beklememeli. Bu sıcak havada soguk bir mermer üzerinde yatan şey olsa olsa kedi olur. Ne olursa olsun kediden başkası yatmaz soğuk mermere, yatmasında zaten. Hayat sadece azıcık yere yığıldın diye seni terk etmemeli mesela. Ne bileyim hormonal bozuklukla gelen aşırı kilo insanın tercihi değil ki ya da aşırı sıcak hava da hiçbirimizin tercihi değil. O zaman bu hayat denen nane neden bunun hesabını bir insana sorsun ki? Neden yani! Tamam, kendi deyimiyle “Farkedilmemesi mümkün olmayacak derecede büyük bir adamım. Hem de ziyadesiyle” büyük bir adamdı ama o vücudun ihtiyacına çok daha büyük gelecek bir kalbi vardı bir kere. Sağda solda gördüğü kediye-kuşa üzülecek, ülkenin bir tarafında katledilen insanları dert edinip üzüntü nöbetleri geçirecek, okuduğu/gördüğü her zulümü/haksızlığı elem-kedere dönüştürüp içine atacak, sırf ailesini üzmemek için eyleme gitmeyip, protesto edememeyi dert edinecek kadar kalbi büyük bir adamdan bahsediyoruz burda. Bu çarkın mekaniği nedir hayat?

Ben bugün çok önemli şeyler kaybettim. Sizi, sizden önce düşünen bir arkadaş edindiniz mi mesela? Ben bugün onlardan birini kaybettim. Ne bileyim; blues ile jazz’ın ayrımının nereden başladığını anlatırken, hangi entrümanın nerede/nasıl doğdunu anlatan. Ardına dünya tarihinden konularla girip, matematikten çıkan, PostgreSQL’de ne zaman hangi sıralama algoritmalarını kullanmak gerektiğine geçip veritabanlarının doğuşunu anlatırken saatler sonra “Evet, bazen çok konuşabiliyorum. Yani bazen dediğim genellikle öyle oluyor ama durduramıyorum eki eki eki” diye saatlerce dinlenesi bir arkadaşımı kaybettim. Biz arjantinlerimizle, o biraverle içerken haldur huldur boş konuştuğumuz arkadaşımı kaybettim. Belki farkında değilim ama kimbilir daha neler kaybettim. Bugün bilişim sektörü kendi deyimiyle “A natural born Geek”, bizim bakış açımızla “A natural born NERD” dahi bir çocuğunu kaybetti.

Bu kadar üzüntünün arasında bir yanda da sözde muhalif ya da ahlaksız medya, her gördüğü şeyi haber sanan paylaşım ahmakları, galeyan şakşakçıları, katil balina misali kan kokusuna saldıran canavarlara, klavye spartaküsleri ve komple teoricilerine maruz kalmak daha da ayrı ve büyük bir acı. Biz son 3 senedir tatil yapmayan, ölümüne ve durmaksızın çalışan, her şeyi kendine dert/keder/stres eden, son üç gündür hastalıktan dolayı evden çıkamayan fakat yine de bir problemi çözmek için işyerine gitmeye son 30 metre kala kalbi yetmeyen bir arkadaşımızı yitirdik. Üzüntümüz de yeterince büyük. Ama durun da bir siz sorun kendinize siz neler kaybetmişsiniz de farkında değilsiniz. Bu kadar gözü kapalılıkla muhtemelen bunun da farkına varamaayacaksınız ama bir kaçınız farketseniz o da iyi.

Şu saçmalıkları görseydin muhtemelen baya bir gülerdin. O yüzden güle güle koca adam, güle güle can insan, güle güle.

Written by leoman

May 31st, 2013 at 6:37 pm

Posted in Gezegen,Kişisel

6 Responses to 'Güle güle Kerem Can'

Subscribe to comments with RSS or TrackBack to 'Güle güle Kerem Can'.

  1. Ülke anayasal hakları dahilinde bir savaş verirken yazdığınız son paragraftan daha yandaş ve çirkin bir şey olamaz sanırım. İnsanlar anayasal haklarını kullandıkları için halka hizmet etmesi gereken polis tarafından ve hükümet tarafından kurban edilmektedir. Mensubu olduğunuz herhangi bir din varsa, açınız ve bakınız. Neresinde yasallaşır bu yapılanlar?

    Yazık. Gerçekten yazık.

    Yiğit Eren

    31 May 13 at 20:17

  2. Başınız sağ olsun. 🙁

    mustafa iren

    1 Jun 13 at 09:30

  3. […] kimse, ağır yaralı da olsa, ölmedi. İçlerinden sadece birinin ölümü kesindi, fakat o da başka sebeptendi. Özellikle bu tarz ciddi haberleri teyit etmeden asla yaymayın. Ve hayır, bir ya da birden fazla […]

  4. Çok üzülüyorum ve toparlamak zor… Hala inanamıyorum. İçimde çok büyük bir boşluk oluştu, yeri dolmayacak bir boşluk.

    Nazım

    4 Jun 13 at 00:09

  5. Yigit Eren; Yaptiginiz yorum, okudugunuza tek cerceveden bakmanizdan ve hayalgucunuzden ibaret. ibtimes.com’da yaptigim yorumu [1] okudugunuzda neye sacmalik dedigimi daha rahat anlarsiniz. Baska nelerin sacma oldugunu dusundugumu ogrenmek istiyorsaniz da buyrun twitter’dan [2] ertesinde neler paylastigima biraz goz gezdirin.

    [1] http://www.ibtimes.com/did-turkish-police-tear-gas-kill-kerem-can-karakas-taksim-square-protests-1286859
    [2] https://twitter.com/leventyalcin

    Sevgilerle

    leoman

    7 Jun 13 at 11:55

  6. @Mustafa Iren; Tesekkur ederim. Dostlar sagolsun.

    leoman

    7 Jun 13 at 23:46

Leave a Reply